Anoreksiya Nervoza ve Sosyal Medya Algısı – Maskaraa

Anoreksiya Nervoza ve Sosyal Medya Algısı

Anoreksiya Nervoza

İlk olarak son zamanlarda fazlasıyla duyduğumuz “Anoreksiya Nervoza” hastalığından sizlere bahsetmek istiyorum. Evet her yerde sıkça duyuyoruz, okuyoruz peki söylenildiği kadar sık rastlayabileceğimiz bir hastalık mıdır bu? Anoreksiya Nervoza en basit tanımıyla bir yeme bozukluğudur. Bu hastalığa sahip olan insanlar kilo alımından çok korkarlar; fakat bunu sıradan bir korku kategorisine sokamayız. Genellikle yememeyi ve ileri derecede zayıf kalmayı başarırlar. Çok düşük kiloda olmalarına rağmen kendilerini zayıf olarak algılamaz, aksine şişman olduklarını düşünürler. Bu kişilerde “ne kadar zayıfsam o kadar güzelim anlayışı” hakim diyebiliriz. Anoreksiya Nervoza adı verilen hastalık genellikle ergenlik döneminde kişinin kendilik algısını oluşturmaya başladığı zaman açığa çıkabilir. Kişinin kendini aç bırakarak, bilinçsizce kilo vermeye çalışma, sağlıksız diyetleri uygulaması şeklinde seyrini gösterir.

yeme bozukluğu
görsel kaynak: acıbademhayat

Hastalığın birçok nedeni olmasına rağmen bizim değineceğimiz nokta bu hastalığın çevresel etkenleri yani, zayıf olan insanları, ideal ve doğru gösteren sosyal medya algısı. Fakat bu noktada önemli bir soru var. Her zayıf olmak isteyen, veya zayıf olan kişi bu hastalığa sahip midir? Kesinlikle hayır.

Aslında bakarsanız sosyal medyanın kullanımının yaygınlaşmasıyla beraber kusursuz bir fiziğe, kusursuz yüz hatlarına ve kusursuz bir hayata sahip olmaya çalışma çılgınlığımız ortaya çıktı. Sanal dünyada dolaştığımız zaman adeta pembe gözlüklerimizi takıyoruz. Gördüğümüz herkesin ne kadar mutlu, mükemmel olduğu değil mi? Peki sanal dünyadan çıkıp gerçek hayata döndüğümüz zaman durum böyle mi? Gözlüklerimiz yine pembe kalabiliyor mu? Pek çoğumuzun hayır dediğini duyar gibiyim. Niçin bizde var olan güzelliklerimizin, mutluluklarımızın yanında; kusurlarımızı ve mutsuzluklarımızı da görmemekte ısrar ediyoruz? Hepimizin birbirinden farklı güzellikleri, kusurları varken tek bir tip kadın veya erkek olmak için uğraşıyoruz? Evet, bu noktada kendimize sorabileceğimiz fazlasıyla soru mevcut.

Sağlığımız, kendi mutluluğumuz için elbette beslenmemize, sporumuza dikkat etmemiz gerekiyor. Ama unutmamalıyız ki kendisiyle barışık bir kadının, erkeğin çekiciliği hiçbir vücutta yoktur. Biz insanız; eksiklerimizle, farklılıklarımızla, hatalarımızla çok güzeliz. Biz aynaya nasıl bakarsak aynı şekilde karşılığını görürüz. Olmak istediğimiz kişiye ya da yere dair kendi vizyonumuz sahip olduğunuz en değerli şeydir.

Yazar hakkında

Seray Serdar

Seray Serdar

Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans mezunu. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji öğrencisi. İstanbul'da yaşıyor. Aynı zamanda maskaraa.com'da çeşitli kategorilerde yazar olarak devam ediyor.

1 Yorum

Soner için bir cevap yazın X