Aşk mı Sevgi mi? Nefret mi Özlem mi? Bu Dertler Böyle Sürüp Gider mi? – Maskaraa

Aşk mı Sevgi mi? Nefret mi Özlem mi? Bu Dertler Böyle Sürüp Gider mi?

Aşk ve Sevgi

Yazının başlığından da anlamış olduğunuz gibi çağımızın en büyük, en önemli sendromuna değinmek istiyorum. “Gönül ilişkileri sendromu” Böyle adlandırmak istiyorum, adını verdim gitti. Kendimizi bazı kalıpların içine sıkıştırıp her anımızı anlatmaya ve onu tek kelimeye sığdırmaya o kadar alıştık ki, bundan yorulduğumuzun farkında bile değiliz.

Genelde; ilk görüşte beğendiğimiz ve kimyasal bir uyum yakaladığımız ama ilişkinin sonu olmadığı düşünülen kişileri “aşk” kavramının içine yerleştirirken; ilk görüşte bir şey hissetmeyip ama vakit geçirdikçe alıştım ve huzurlu bir ilişki yaşıyorum dediğimiz kişileri “sevgi” kavramına yerleştiriyoruz. Sizin de kulağınıza aşk; biraz daha ihtiraslı, güzel ama acı veren bir şey gibi gelmiyor mu? Diğer yandan sevgi; daha huzurlu, alışagelmiş, keyifli ama bir süre sonra azalarak alışkanlığa dönüyor gibi hissettirmiyor mu? Dinlediğimiz şarkılarda, izlediğimiz filmlerde, çevremizdekilerden dinlediğimiz hikayelerde…

Bence bu kelimeleri elinizin tersiyle itin. Kelimeye ve kavrama odaklandığımızda; duygularımızı da onun içinde çerçevelemiş oluyoruz. Belki; aşık olduğumuzu düşündüğümüz insanla çok güzel bir son yazabiliriz. Her aşk kötü bitmek zorunda mı? Ya da çok sevdiğine inandığınız ama aşık olmadığınız kişiye karşı hisleriniz gün geçtikçe artıyordur. Belki sizin için sevgi duygusu daha kıymetlidir. Her sevgi azalarak alışkanlığa dönmek zorunda mı? Demem o ki; aşk diye düşündüğümüz yaşadığımız her ne ise kötü biterse, sonrasında aşk’a kapatıyoruz kendimizi. Küsüyoruz, “aşk kötü bir his sizi seven kişiyle birlikte olun” gibi bir ayrıma giriyoruz. Sevgiyle başladığımız ilişki kötü giderek alışkanlığa döndüğünde ise; “sevgiye küsüyoruz mantığımla hareket etmek istiyorum, artık sevdiğim kişiyle değil mantığımın uyduğu kişiyle birlikte olmak istiyorum”, diyoruz. Ne gerek var? Yaşadığımız anları ifade etmeye çalışırken neden yoruluyoruz bu denli?

Aşk
görsel kaynak: unsplash.com

Çevremde istisnasız herkes; bu kelimeleri böyle açıklıyor, şarkılar da hep verilmek istenen mesaj; aşk ve sevgi arasında ki küçük farklılıklar ya da özlem duyduğumuz, nefret ettiğimiz insanlar falan filan… Farkında olmasanız da; bu kavramlar bizi geçmişe esir hale getiriyor. Önümüze çıkan güzel anları farketmeden yürüyüp geçip gidiyoruz. Oysa ki hayat çok güzel ve şükretmek için binlerce sebebimiz var.

Her kavramın açıklanabilecek psikolojik ve toplumsal boyutları olduğu gibi, elbette her kelimenin bir anlamı ve hayatımızda karşımıza çıkan her kişinin bir sebebi var. Bunu kesinlikle tartışmıyorum ve bilimsel açıklamalara da saygımız sonsuz. Anlatmak istediğim şey; yaşadığımız anların kıymetini bilelim. Hissettiğimiz duyguların güzelliklerini farkedelim. Kötü anlarımızdan ders alalım ve olgunlaştığımızı izlerken gülümseyelim. En önemlisi de birbirinize ne kattığınız. En önemli anlarda yan yana olabilmek, yan yana olamadığında bile yan yanaymış gibi hissettirebilmek. Dikkat ederseniz adlandırmanın bir anlamı kalmıyor, tamamen o anın yaşattığı o his zihninizde kalacak. Nasıl nerede ve kiminle güzel anlar paylaşıyorsanız, tebessüm de yüzünüzdeyse devam edin. Sadece bu bile yeterli, ister aşk deyin ister sevgi. Adını siz koyun.

ana görsel kaynak: unsplash.com

Yazar hakkında

Buse

Buse

Yorum yap