Psikolojik Bozuklukların Ele Alındığı Filmler - Maskaraa

Psikolojik Bozuklukların Ele Alındığı Filmler

Sanat dünyasında özellikle sinema alanı gün geçtikçe psikoloji bilimini kendisine malzeme olarak alıyor. Bunun nedenlerinden biri de seyircinin insan doğasına ve beyinlerinin sınırlarına olan meraklarıdır. Aslında bizlerde büyük etkiler bırakan birçok film aynı zamanda psikolojik bir sorunu ele alıyor. İçlerinde çok başarılı psikolojik tahliller ve hatasız yansıtılmış psikolojik bozukluk evreleri olsa da bunların bir film olduğunu ve yüzde yüz gerçeği yansıtmadıklarını da unutmamak lazım.

1. Split (Parçalanmış)

split film

2016 yapımı olan Split, 24 farklı karakteri içinde barındıran çoklu kişilik bozukluğu hastasını konu alıyor. Başrolünü James McAvoy’un üstlendiği bu film geçek hayattan esinlenerek çekilmiştir. Filmde bir kişilikten diğerine geçiş süreçleri başarılı bir şekilde işlenmiştir. Saf bir gerilimden öte işin içine psikolojiyi sokan, çocukluk travmaları ile derinleştirilen, beynin gücü ile bilim kurgu-fantastik-doğaüstü arasındaki dengeyi başarıyla kuran Parçalanmış, psikolojiye ilgi duyanların izlemesi gereken filmler arasına giriyor.

2. A Beautiful Mind (Akıl Oyunları)

a beautiful mind film

Sinemada en çok işlenen psikolojik bozukluklardan biri olan şizofreni, Akıl Oyunları’nda da karşımıza çıkıyor. Ünlü matematikçi John Nash’in hayatının anlatıldığı bu biyografide başrolü Russell Crowe üstleniyor. Bir yandan gerçekliğini kaybeden Nash, bir yandan da ünlü teorisini kanıtlamaya çalışır. Aldığı iki Oscar ödülü ile başarısını taçlandıran A Beautiful Mind, seyirciyi dahilik ile delilik arasındaki ince çizgide gezdiriyor.

3. Memento (Akıl Defteri)

memento akil defteri film

Ünlü yönetmen Christopher Nolan imzalı Memento, izleyiciye amnezi (hafıza kaybı) örneğini gerilimle harmanlayarak sunuyor. Karısının katilini bulmaya çalışan Leonard’ın önündeki en büyük engel 15 dakika öncesini bile hatırlayamamasıdır. Leonard karısının ölümünden önceki her detayı gayet normal ve sağlıklı bir şekilde hatırlarken, o günden sonraki anılarını hatırlayamamaktadır. Çoğu anısı 15 dakikada bir silinmekte ve Leonard birgün önce ne yaptığını, nerede olduğunu, neler yaşadığını hatırlamamaktadır. Bunun çözümünü dövmelerde ve fotoğraflarda bulan Leonard tipik bir anterograd amnezi örneğidir.

4. The Silence of The Lambs (Kuzuların Sessizliği)

kuzularin sessizligi film

Ödüllere doymayan Kuzuların sessizliği, halk arasında ‘sosyopat’ olarak bilinen Antisosyal Kişilik Bozukluğunu kültleşmiş karakter Hannibal Lecter ile gözler önüne serer. Anthony Hopkins‘in canlandırırken ustalığını sergilediği Hannibal Lecter karakteri travmalarla dolu geçmişiyle sadece 16 dakikada bizlere sosyopati örneğini sunuyor. Kurbanlarının yüzünü ısırarak ve daha sonra büyük bir zevkle cesetlerden aldığı parçaları yiyen Hannibal’ın çocukluk ve gençlik hayatı “Hannibal Doğuyor” filminde anlatılıyor. Sırf psikolojik çözümlemeler için bile izlenecek bir filmdir.

5. Girl, Interrupted (Aklım Karıştı)

aklim karisti film

Başrollerde Winona Ryder, Angelina Jolie, Clea DuVall, Brittany Murphy ile Elizabeth Moss’un yer aldığı film, Amerikalı yazar Susanna Kaysen’ın 1960’larda 18 ay boyunca kaldığı akıl hastanesindeki anılarına dayanıyor. Çeşit çeşit psikolojik rahatsızlığın ele alındığı Girl, Interrupted, aslında Borderline dediğimiz Sınırda Kişilik Bozukluğu’nun birçok semptomlarını seyirciye başarıl bir şekilde sunuyor. Borderline dediğimizde akla ilk gelen sınırda haller, hayatlarında siyah ve beyaz gibi keskin sınırların olması, dürtüsellik, gerçekle bağlantıyı yitirme, kendine zarar verme gibi semptomlar Susanna karakterinde kendini belli ediyor. Ayrıca film Jolie’ye en iyi yardımcı kadın oyuncu kategorisinde bir de Oscar kazandırdı.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Yazar hakkında

İrem Şahin

Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümü öğrencisiyim. Müzik dinlemeyi, şarkı söylemeyi, okumalar yapmayı ve film izlemeyi seven biriyim. Hayata her zaman pozitif yönüyle bakıp teşekkür etmeyi kendime yaşam stili haline getirdim. Dişlerimiz varken gülümsemeli ve enerjimiz varken dans etmemiz gerektiğine inanıyorum.

Yorum yap