Stockholm Sendromu Nedir? – Maskaraa

Stockholm Sendromu Nedir?

stockholm sendromu

İlkbahar, yaz, sonbahar… “Kış” diyemeden grip oldum, malum mevsim geçişleri beni de yakalamadan gitmedi. Ee durum böyle olunca; evde dinlenmenin keyfini sürerken tabi ki gündüz kuşaklarına da bakmadan geçemedim. Bence reçetelerimize mutlaka gündüz kuşağı TV programları da eklensin, doktorlarımıza sesleniyorum. 🙂 Biraz dinlendim, biraz bilgilendim, hemen sizlerle paylaşmak istiyorum. En önemli gündem konusu; kadınların ve erkeklerin uğradığı fiziksel ve psikolojik şiddetlerdi… Ve “Stockholm Sendromu“ndan bahsedildi.

Sosyoloji lisansını bitirdiğim için sendromlar hakkında bilgilerim var ama bu sendromun detaylarını öğrenmek için; Yrd. Doç. Dr. Fuat Beşkardeş’in yazısından bilgiler edindim.

Stockholm Sendromu Nedir?

Rehinelerin, kendilerini esir alanların duygularını anlama noktasına gelmeleri ve kendisini rehin alan kişilerle geçirdikleri sürenin sonunda onlara yardımcı olmaya başlaması ve nihai olarak da onlarla özdeşim kurmalarına Stockholm Sendromu denmektedir. Bu sendromun anlamını genişleterek insanın kendisini zora sokan, üzen koşulları benimsemesi, savunması ve bu koşulları yaratan nedenleri görmemesi, ezenin yanında yer alması olarak da tanımlayabiliriz. İlk kez psikiyatr Bejerot tarafından tanımlanan sendrom, ismini 1973 yılında İsveç’in başkenti Stockholm’de yaşanan bir olaydan almaktadır. Banka soyguncusu tarafından 6 gün boyunca rehin tutulan banka görevlisi bir kadın, soyguncuya duygusal olarak bağlanır. Serbest kaldığında soyguncuyu savunmakla kalmaz, nişanlısını terk ederek kendisini rehin alan banka soyguncusunun hapisten çıkmasını bekler, sonunda da onunla evlenir. 23 Ağustos 1973 günü Stockholm’de bir bankayı soymak üzere basan soyguncular 4 banka görevlisini 6 gün (131 saat) rehin tuttu. Soyguncular banka personeline iyi davrandı, aralarında iyi ilişkiler oluştu; rehineler polisin bankayı basacağını fark edip soyguncuları uyardılar; daha sonra mahkemede soyguncular aleyhine ifade vermek istemediler, savunma ücreti için para topladılar. Olay, “soyguncular bankadan para çalamadılar ama bazı insanların kalbini çaldılar” biçiminde yorumlandı…
kaynak: e-psikiyatri.com

Stockholm Sendromu
görsel kaynak: pin.it/MK1GzTO

Yukarıdaki açıklamaları okuduktan sonra; aklıma gelen en önemli soru; ilişkilerde bu sendromu açıklasak nasıl açıklardık? İnsanlar kendisine zarar veren bir ilişkiyi sürdürebilir mi?

Bize zarar veren acı çektiren birini neden haklı bularak ilişkiyi sürdürürüz? Bu soruya verilen cevaplar genelde; bir daha sevememek korkusu, aynı ölçüde sevilmemek korkusu, ya da şiddet olaylarında canımızı kurtarmak için bunun verdiği korku ile ilişkiyi sürdürmek zorunda kalmak olarak açıklanmıştır. Baskı uygulayan kişiler ise genelde; her yaptığınız eylemi haber vermenizi ister, gün içinde mutlaka attığınız adımı bilmek, ne giydiğinizi, nerede oturduğunuzu hangi arkadaşlarınızın yanında olduğunu, hatta kanıtları ile birlikte fotoğraf çekip göndermenizi bile isteyebilir. Genelde toplumumuzda bunu yaşayan birçok kadın “dövüyor ama seviyor”, “şiddet uyguluyor ama haklı sebepleri var”, “dövüyor ama ben de bazı hatalar yaptım” diyerek bu konuyu ifade etmiştir . Bu cümleler o kişiler tarafından geçerli sebep olarak kabul edilebilir.

Stockholm Sendromu
görsel kaynak: pin.it/BsfEhw5

Peki Kurtulmak İçin Ne Yapılabilir?

Psikolojik destek almak, en önemlisi bu desteği almak istemek her sorunda olduğu gibi en önemli adım olacaktır. Belki yaşadığınız bir anı gözünüzde canlandırmanıza vesile olmuşumdur, ya da göremediğiniz, görmek istemediğiniz kötü giden ilişkinize ışık tutmuşumdur. Bilgiler paylaşmak içindir ve yaşanılan kötü tecrübeler de atlatılmak ruhumuzu iyileştirmek için vardır.

Mutlaka doktorlarımızdan destek alalım. Doktorlarımız gereken bilgileri vererek yolunuzda ki en önemli destekçiniz olacaklardır.

Yazar hakkında

Buse

Buse

1 Yorum

  • Doğru bir bakış açısıyla kaleme alınmış güzel bir yazı olmuş. Yazılarınızın devamını bekliyoruz..

Yorum yap