Kişilik ve Ergenlik – Maskaraa

Kişilik ve Ergenlik

kisilik

İnsan hayatını doğduğundan itibaren etkileyen iki temel değişkenden biri “kalıtım” diğeri ise içinde yaşadığı “çevre”dir. Bireyin bedensel, duygusal, kişisel, cinsel, sosyal çevresine kadar kendine has olan özelliklerinin yanında, bu özelliklerin büyük etkisine maruz kalan çevresel etkileri göz ardı edemeyiz. Evet, kişilik gelişiminde kalıtımın rolü mevcuttur fakat bunu tek başına ele almamız mümkün değil. Birey doğum öncesinden yana, çevresel etkilere maruz kalmaya başlamaktadır. Anne karnında duyduğu sesler, annenin aldığı besinler, annenin duygusal ve psikolojik durumu bireye etki etmeye başlamaktadır.

Bireyi diğerlerinden ayıran bütün farklı, ayırıcı özellikleri onun kişiliğidir. Karakterin tanımını en basit şekilde yapmamız gerekirse kişiliğin(şahsiyet) ahlaki betimlemesidir diyebiliriz. Benlik kavramı ise, bireyin kendisini algılama ve anlamlandırmalarından oluşur.

Hepimizin fazlasıyla duyduğundan emin olduğum ”kimlik karışıklığı” kavramından bahsedelim. Kimlik karışıklığı Erikson’un kullandığı bir terimdir. Çocukluğunda sağlıklı duygusal, psikolojik, cinsel özdeşimler kuramamış ergenler, kimlik oluşturma süreçlerinde gerçekten kim oldukları konusunda karmaşık düşünceler içine düşebilirler. İşte bu kendi gözlerindeki kendileri ve başkalarının gözünde kendileri arasındaki bağdaşmazlık, kimlik karmaşasına yol açabilir. Ergenlerin bu kimlik arayışları zaman zaman onları içinden çıkamadıkları büyük sarsıntılara itebilir.

Erikson’a göre çocukluk ve ergenlik yıllarının iyi geçmesi yetişkinliğe de önemli ölçüde yansıyacaktır. Doğuştan getirdiğimiz kalıtımın dışında kimliğimizi etkileyen çevresel etkenleri üç madde halinde inceleyebiliriz.

  1. Kültürel etkenler
  2. Sosyal sınıfa bağlı etkenler
  3. Psikolojik ortama bağlı etkenler

genclik
görsel kaynak: unsplash.com/@matheusferrero

Son olarak ”Benlik Kavramı” üstünde duralım.

Benlik kavramı bireyin, psikolojik bakımdan çevreyi algılaması, değerlendirmesi, tepkide bulunmasında en önemli dayanaktır. Benlik kavramı bireyin en ayırt edici özelliklerindendir. C.Rogers’ın da söylediği gibi ”herkesi etkileyen kesin gerçekler yoktur. Herkesin kendine özgü gerçek olan olguları vardır. Bireyler çevrelerini nasıl algılıyorsa, ona göre davranırlar.

Bu cümleden birçok anlam çıkarabiliriz ama benim ilk aklıma gelen; aldığımız iyi ya da kötü tepkiler, kendimizin yarattığı bir sonuçtur. Biz nasıl bir etki verirsek karşılığını aynı paralel tepki ile alırız. Belki de tepkiden önce benlik kavramımıza dönüp kendimizi nasıl algılattığımıza bakmalıyız. Bakma aşamasına gelmek çözüm müdür orası da gayr-i meçhul.

görsel kaynak: unsplash.com/@homeschool

Yazar hakkında

Seray Serdar

Seray Serdar

Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans mezunu. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji öğrencisi. İstanbul'da yaşıyor. Aynı zamanda maskaraa.com'da çeşitli kategorilerde yazar olarak devam ediyor.

Yorum yap