Meditatif Bir Yaklaşımla Yoga Pratiği: Yin Yoga – Maskaraa

Meditatif Bir Yaklaşımla Yoga Pratiği: Yin Yoga

yin yoga

Yin yoga, genelde yerde geçen pozlarda ortalama 3-5 dakika kalınan, bedenin çok az kas gücü kullandığı, meditatif bir yoga pratiğidir. Fiziksel olarak kaslar bıraktığında; bedenin derinlerine inip bütün bedeni sarmalayan bağ dokunun ve fasyanın etkilenmesi mümkün olur. Bir yin uygulamasında odak, kasları gerdirmeden eklemler ve bağ dokusu içinde boşluk yaratmaktır. Duygusal olarak, yoğun yaşam şartlarında ve günlük yaşamın stresinde rahatlamak ve yumuşamak için zaman ayırdığımızda, vücudumuzun derinliklerinde tutulan stres çözülmeye başlar.

Yin yoganın 3 temel prensibi

  1. Poza özenli bir şekilde o anki fiziksel ve duygusal durumu gözeterek uygun bir derinlikle yerleşmek.
  2. Pozun içerisinde olabildiğince hareketsiz, sakin ve dingin bir şekilde kalmak.
  3. Pozu bir süre muhafaza etmek.

Bir pozda geçirilen süre uzun ve sürekli bir poz değişikliği olmadığı için pratiğin her anı hem fiziksel hem duygusal olarak derin bir deneyimdir. Beden hareketleri yavaşladığı için nefes sakinleşir, kalp ritmi düşer ve stres hormonlarının salgılanması azalır. Özellikle yoğun şehir hayatının etkisinde olan bedenlere yumuşaması, açılması, gerginliği bırakıp özgürleşmesi ve alan açması için şans verir.

Yin yoga, bedeni, nefesi ve zihni daha aktif bir yoga pratiğine hazırlayıcı olmakla birlikte dinamik bir yoga pratiğinden sonra tekrar dengelenmeye ve köklenmeye yardımcı olur.

Pozlara giriş;

yin yoga

Pozların içine yavaşça, bedenin o anki sınırını bilerek ve gerekiyorsa blok, bolster, battaniye gibi destekleri kullanarak girmek hem pozu daha uzun bir süre muhafaza etmeyi hem de pozun içinde derinleşebilmeyi sağlar. Bedenin en az dirençle karşılayacağı şekilde poza giriyor olmak çabayı bırakabilmesi için önemlidir.

Pozlarda kalış;

yin yoga

Pozda kalırken öncelikle pozun çalıştığı alanlardaki hisleri; daha sonra bütün bedende açığa çıkan duyumları fark etmek önemlidir. Bedenin enerji akışından doğan tepkileri ve yanıtları kalınan her an boyunca farkındalıkla izlemek pratikte derinleşmeyi sağlayacaktır. Zihin hareketleri, nefes ritmi ve beden hareketi poz boyunca olabildiğince sakin olmalıdır. Bedende fiziksel bir acı, aşırı duygusal yoğunluk ya da nefes ritminin bozulması gibi durumlarda
pozdan yavaşça çıkılmalıdır.

Pozlardan çıkış;

Aynı poza giriş gibi pozdan çıkış da sakin, yavaş ve adım adım olmalıdır. Beden uzun süre bir yerde sabit kaldığı için hassas olabilir. Dolayısıyla sınırları zorlamadan ve aceleci davranmadan pozdan girildiği şekilde çıkılmalıdır.

Pozdan çıktıktan sonra;

yin yoga

Bedende uyuşma varsa minik hareketlerle beden hareket ettirilerek rahatlatılabilir. Durma ihtiyacı varsa rahat bir meditasyon oturuşunda ya da yerde sırtüstü pozisyonunda beden kendini bir dinlenme ve kendini dinleme anına bırakabilir.

Ayrıca; sabah kalktığınızda veya günlük hayatta özellikle uzun hareketsizliklerden sonra hareket etmeye başladığınızda eklemlerinizdeki rahatsızlık hissi fazlaysa, dizlerinizde, omuzlarınızda, belinizde veya kalçalarınızda yoğunluk veya hassaslık varsa, halihazırdaki egzersiz veya yoga pratiğinizden sonra enerjinizde tükenmişlik hissediyorsanız, hem fiziksel hem de duygusal olarak boşluk yaratmaya ve bırakabilmeye ihtiyaç duyuyorsanız, düzenli bir Yin yoga pratiğinden büyük ölçüde faydalanabilirsiniz.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

Yazar hakkında

Duygu Akyıl

Duygu Akyıl

Duygu Akyıl, İstanbul Teknik Üniversitesinde araştırmacı olarak çalışmalarını sürdürüyor. Bunun yanısıra, 1 seneyi aşkın süredir yoga eğitmenliği yapıyor. Yogayla üniversitede mühendislik okuduğu yıllarda tanıştı ve o güne kadar yaptığı fiziksel aktivitelerden çok daha derin olduğunu farkederek pratiğine devam etti. Çeşitli gönüllülük ve gençlik çalışmaları içerisinde bulundu ve bu esnada pratiğinde ona ilham veren kişilerle karşılaşma şansı oldu. Yoga pratiğini içinde büyüdüğü, özgürleştiği ve kendi gücüne sahip çıktığı alan olarak tanımlıyor. Zamanla yoga hayatında daha da yoğunlaştı ve bu öğretide ilerlemek istedi. Yoganın yaşamındaki dönüşümü hissetmeye başladığında, yoga armağanını başkalarıyla paylaşmaktan keyif aldı. Yang stil pratiğinin yanısıra Yin pratiklerine de devam etti ve bu iki stili birbirini tamamlayan parçalar olarak gördü. Duygu, yoganın verdiği keyfi aktarmayı ve paylaşmayı seviyor. Seanslarını samimi, farkındalıklı ve doğal olarak tanımlıyor. Katılımcılarının kendini farketme, anlama, dinleme, keşfetme ve kucaklama süreçlerini izlemeyi ve bu süreçte onlara eşlik etmeyi seviyor.

Yorum yap